Samanlı Dağları

Samanlı Dağları, doğuda Bolu Dağı’ndan, Geyve Boğazı ile ayrılır. En çok yüksekliği bu kesimde (Gökdağ kesimi) Sapanca, güneybatısında Keltepe 1.601 m’ye varır. Kartepe 1.699 m yüksekliği ile en yüksek tepesidir. Batı’ya doğru yükselti azalır. Gölcük-İznik arasında Naldöken Tepesi’nin yüksekliği 1.330 m’dir.

Daha batıda iki yerde dağların ekseni alçalır. Birincisinden (Yalakdere Havzası) Karamürsel-İznik, ikincisinden de Yalova-Orhangazi yolları geçer. Daha batıda, dağlık eksen Dumanlıtepe (870 m) doruklarını taşır ve Armutlu Yarımadası’nda sona ermeden önce Taz Dağı’nda 922 m’ye ulaşır.

            Kocaeli’ de bitki örtüsü, genelde Marmara Bölgesi özelliğini taşımakla birlikte, kıyısıyla dağlık alanlar arasında önemli farklılıklar görür. Ayrıca kuzeyden güneye doğru gidildikçe, Karadeniz’e özgü bitki topluluklarının yerini Akdeniz bitkileri almaya başlar. Samanlı Dağları ile Karadeniz kıyısı ardındaki alanlar sık ve nemcil ormanlarla kaplıdır. Kocaeli’nin, biyolojik çeşitlilik acısından en zengin bölgesi ormanlarla kaplı olan Samanlı Dağlarıdır. Yağışlı ve ılıman iklimin hakim olduğu drenajı iyi, geçirgen bir toprağa sahip olan Samanlı Dağları silsilesinde Kayın, Gürgen, Dişbudak, Akçaağaç, Ihlamur, Kestane ve Meşe türleri hakimdir. Genellikle dağların yukarı kısımlarında karışıma iğne yapraklı ağaçlar da iştirak etmekte olup, aşağı kısımları geniş yapraklı ağaçlarla örtülüdür. Ancak aşağı rakımlarda da ibreli plantasyonlar mevcuttur. Denize yaklaştıkça Akdeniz ikliminin bitki örtüsü olan makilere sıkça rastlanır.

            250 ile 750 metre arasındaki bölgeye, kestane kuşağı (castenatum) denilmektedir. Bu kuşakta meşe türleri, kestane, dışbudak, dere içlerinde çınar ve akçaağaçlar yer alır. 700 metreye çıkıldığında ise meşelerin azaldığı kestane ağaçlarının yoğunlaştığı gözlenir. 750 metreden sonra alçak kesimlerde baltalık olarak görülen, yükseldikçe koru ormanına dönüşen kayın ağaçlarının oluşturduğu kayın kuşağına ulaşılmaktadır.

             Ayı, kurt, tilki, çakal, karaca, kızıl geyik ise ormanlarındaki vahşi hayvanlar arasında başı çekenler.

          Samanlı Dağları Kestane, Meşe, Kayın, Gürgen, Akçaağaç, Ihlamur, Ceviz vb. yapraklı türlerin hakim olduğu bir bitki örtüsüne sahip olmakla beraber bu bitki örtüsüne yükseklerde doğal göknar, plantasyon ile Duglas, alçak rakımda ise yine plantasyon ile gelen Sahilçamı, Radiata ve Karaçam türleri iştirak etmektedir. Ağaççık ve çalı türlerinde ise, Orman gülü, Defne, Kocayemiş, Karayemiş vb. bulunmaktadır.

            Otsu bitkilerinde; ayrık, laden, eğrelti, gelincik, vb. türler bulunmaktadır.

Samanlı Dağlarında Eski Yunan Mitolojileri

Samanlı Dağları Eski Yunan mitolojisinde Hylas efsanesini de saklamış koynunda. Karadeniz’in Kolkhis ülkesinde Altın Post’u  aramaya giden Argonotların seferine katılan Hylas, efsaneye göre, memba arayıcısı Herakles’in  en sevdiği arkadaşlarından biriymiş.

            Körfez açıklarında küreği kırılan Herakles, yeni bir kürek yapmak için ağaç bakmaya Samanlı Dağları’na gitmiş. Hylas da su bulmak üzere karaya çıkmış. Ancak ormanda kaybolmuş Hylas. Bir söylentiye göre su perileri bu güzel delikanlıya aşık olmuş ve onu kaçırmış.

            Buna inanmayan Herakles, Mysialılardan Hylas’ı bulmalarını istemiş. Lâkin bütün arama çabaları boşa gitmiş. Bu çabalar zamanla bölgede Hylas’ı arama festivaline dönüşmüş. Bu törenler sırasında halk dağlara çıkıp Hylas’ı çağırırmış.